Son yazılarımdan

Daha sonradan anladığımız birçok şey gibi…  Bazen durup düşünmeden,  Bazen neyin ne olduğunu anlamadan…  Enine boyuna, ölçüp dökmeden, hemen bir sonuca ulaşırız. Ve işin ilginç tarafı; severiz, hemen infaz memuru gibi, yargıç gibi hüküm vermeye…  Ve maalesef işin daha da vahim yanı, bu ekip biçtiğiniz, sonlandırdığınız […]
Geçen gün, düşünüyordum. Bir zamanlar güzel bir film seyretmiştim. Virginia Woolf’un hayatından ve başyapıtı sayılan Mrs. Dalloway’den esinlenen, The Hours, -türkçesi, Saatler olan ve Stephen Daldry’nin yönetmen olduğu film… Çok güzel bir filmdi. Ve bana her nedense, bu yazıyı yazma ilhamı verdi.  Saatler… Aşkın “E” hali… […]
Bazen öyle bir kavşağa geliriz ki, daha önceden çok düşünüp bir türlü karar veremediklerimiz… Bazen öyle bir noktaya geliriz ki, belki de o çok düşünüp, bir türlü hayata geçiremediklerimiz… İnce ince her seferinde,  Ağır ağır her defasında, Bir türlü göze alıp, Kangren olmuşları kesemediğimizden, öylece sızıyı […]